Romantik Komedi.. Türk işi “Sex and the City”…

Geçenlerde arkadaşlarla toplandık.. Bir kaç aydır planladığımız bir şeydi.. Ve ben o gün için film ayarlıcak olan kişiydim (ironik🙂 )
Türk filmlerini pek sevmem normalde.. Ama bazıları gerçekten kendinden beklenmicek kadar güzel çıkabiliyo.. Romantik Komedi de güzeldi gerçekten ama biz zaten güzel olmasını bekliyorduk o ayrı..

Hep beraber sinemada izleyelim bu filmi demiştik ama sınav zamanına denk geldi gidemedik.. O yüzden ben de indirip hazırladım toplandığımız gün izlemek üzere.. O gün yedik içtik sohbet ettik sıra film izlemeye geldi ve oturduk ekranın başına..
Tek başıma izlesem bu kadar hoşuma gidermiydi bilmem (arkadaşlarla paylaşılan şeylerin tadı bi ayrı güzel oluyo nedense) ama bayıldım filme.. Çok sevimli bi filmdi gerçekten..
Oyuncu kadrosu mükemmeldi öncelikle.. Herkes vardı diyebilirim.. Film hakkındaki yazılarda geçtiği gibi Türk işi ‘Sex And The City’ydi hakkaten..

Başrolü paylaşan üç kız ve üç erkek var gibi ama filmi izlediğinizde siz de görceksiniz ki aslında iki çift var.. Tabi bu çiftlerden birinin ilişkisi daha ön planda işlenmiş..

Bunlar kızlarımız..

Ve erkekler..

İlk çiftimiz Esra (Sedef Avcı) ve Mert (Cemal Hünal).. Ama benim favorim ikinci çift yani Didem (Sinem Kobal) ve Cem (Engin Altan)..
Esra okuldayken sınıfın en inek öğrencilerinden olan ama gerçek hayatta tam bir başarı yakalayamamış olan bir kızdır.. Sevgilisi tam bir hödük başka bir kelime uygun düşer mi bilmem o adama iğrendim resmen.. Kıza sürekli hakaret ediyo sen hiç bir şey yapamazsın, beceriksizsin falan diyo gerzek.. Nasıl sevgili kalmış o safla onca zaman bilmem ama filmin başlarında bi gazla hem işinden hem bu hödükten ayrılıyo.. İyi de yapıyo.. Didemle beraber bunları kutluyolar barda ve o gece ilginç bir şekilde tanışıyolar Mert ve Cem’le.. O sahne süperdi ama ya: Esra sarhoşken Mert’in arabasına düşüyo ve araba ilerlemeye başlıyo..

Mert ve Cem bardan çıkıp arabalarının gittiğini görünce peşinden koşuyolar ve arabayı durduruyolar.. Esra’yı arabadan çıkartmaya çalışırken Didem geliyo bırakın arkadaşımı diye çantasıyla vuruyo bunların kafasına😀 Nese bu olaydan bir süre sonra Esra ideali olan bir iş buluyo: bir reklam ajansında metin yazarlığı yapmaya başlıyo.. Reklam ajansında kim var: Mert tabi..😛

İkinci çifte geçmek istiyorum hemen çünkü onlara bayıldım resmen çok şirinler🙂 Didem Cem’le ilk tanıştıkları geceden sonra -ki gerçek bir tanışma sayılmazdı bu isimlerini bile söylemediler birbirlerine- sabah gazetede bir haber görüyo: Önceki gece bardan beraber çıkan Cem Sezgin ve gizemli kadından bahsediliyo.. Didem bu haberi görünce mest oluyo resmen ve Cem Sezgin hakkında toplayabildiği bütün bilgileri toplayıp onu kendine aşık etmenin yollarını arıyor.. Bütün röportajlarını okuyo ve Cem Sezgin’i elde etmenin yollarından birinin yeteneklerini ortaya çıkarmak olduğunu öğrenip resim derslerine başlıyor.. Esra Cem’in şirkette olduğunu haber verince de toplayabildiği resimleri eline alıp (ki kendisi bi tane bile çizemezken herkes beş kadar çizmişti😀 ) şirkete gidiyor.. Çarpışıyolar klasik.. Resimler yere dökülüyor.. Sonra konuşuyolar ama Didem Cem Sezgin’i tanımıyomuş gibi davranıyor.. Cem’in ilgisini de çekmiş oluyo böylece çünkü Cem’in aradığı ünlü olduğu için değil de onu Cem olduğu için seven birini bulmak.. Cem aşkı arayan bir tip yani aslında.. İşte böylece Didem bilerek Cem’in olabileceği yerlere gidip sonra kaçıyo ki kovalansın🙂 Tabi sonunda da sevgili oluyolar.. Bayıldım onlara çok yakışmışlar..

Son olarak üçüncü kızımız Zeynep (Burcu Kara).. O filmin başında evleniyor zaten.. Yani ondan çok bahsedilmiyor film boyunca kızlara tavsiye falan veriyor ama sonlara doğru onun da tavsiye verebilecek bir durumda olmadığını görüyoruz🙂

Ve Gürgen Öz.. Ona yakışacak bir rolde görüyoruz Gürgen’i.. Kız delisi, manyak bir şey😛 Bi de fotoğrafçı.. Film boyunca en çok kullandığı replik de şu: “Sence aşık olmuş olabilirmiyim abi” bazen biraz daha zor elde ettiği kızlarla karşılaşınca soruyo bu soruyu😀

Neyse film böyle anlatarak hayatta bitmez bazı yerlerde cuk diye oturan sözler var mesela ama onları da izleyerek görün istiyorum.. Zaten yine bütün filmi anlattım nerdeyse…😦
Filmde aşkın tanımı yapılmış bir çok kez.. Herkes kendince tanımlıyor tabi.. Kızların yorumunu beğendim ben bu konuda.. Onlara göre aşk:
Zeynep: “Bence aşk ilişkide doğru stratejiyi kuran kişinin hissettiği duygudur”
Didem: “Bence aşk ilişkide artık stratejiye ihtiyaç duymadığını hissettiğin anda hissettiğin duygudur”😀
Esra: “Aşk stratejik hata yapan ve bunu çok geç farkeden salağın düştüğü durumdur”
Bu film için yorumum: İzlenilesi.. o yüzden izleyin bence.. ii seyirler..😉
Filmi burdan indirebilirsiniz..
Vee fragmanı:

3 thoughts on “Romantik Komedi.. Türk işi “Sex and the City”…

  1. Sinemada izleyemeyip evde keyfini çıkardığımız güzel bir filmdi.
    En çok sevdiğim-güldüğüm-sahne Gürgen’in Ajansdaki kızlara “ayağımda bu mu olsa verirdin yoksa bu mu” sorusu.
    Teşekkürler beğendim yazını🙂

  2. gerçekten çok güzel film çok beyenmişdim ne yazık ki sadece 1 kere izledim böyle filmi 1000 kere izlesen yine doyamazsın ve de sana katılıyorum cemle didem harikalar hele didemin cemi tavlamaya çalışması çok zevkliydi hoşuma gitdi sinem kobal da harikaydı orda en azından küçük sırlar dizisindeki gibi masum diyildi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s