Hancı..

Eriyorum hancı
Tükeniyorum..
Pul pul dökülüyorum yüreğimden
Duygu sızdırıyorum..

Ölüyorum hancı
Her gün her saat biraz daha..
Diri diri yanıyorum
Acıdan kıvranıyorum..

Üşüyorum..
Ellerim, yüreğim buz tutmuş
Sızım sızım sızlıyorum
Yok oluyorum..

Yaradan bile beni unutmuş hancı
Kayboluyorum görmüyor
Farketmiyor..
Su sızdırıyorum
“Dur ağlama” demiyor..

Ölüm kokuyorum hancı
Duvarlarıma sinmiş
Azraili bile kaçırıyor bu koku
Canımı almaya gelmiyor
Kendi kendime ölüyorum..

Kendimi kaybettim
Bulamıyorum hancı..
Nerde unuttum yüreğimi?
Bul getir nolur
Çok acıyorum onsuz
Yalnızlık kokuyorum hancı..

İnsanlar kör mü hancı?
Saydam mıyım ya da
İçimden geçip gidiyorlar
Dokunmuyor muyum yüreklerinde bir yerlere hiç
Yoksa gerçekten yokmuyum hancı?
Öldüm de söylemiyorlar mı bana

Ölsem farkederdim değil mi hancı?
Hem acı bitmez miydi bir yerden sonra
Ama hep taze be hancı
Her gün yenileniyor
Dağlanıyor sanki..

Sözler boğazımda düğümlendi hancı..
Konuşmaya kalktığımda sessizlik çıkıyor ağzımdan
Ya da sensizlik, bilmiyorum..
Kendimi kaybettim
Bulmalıyım değil mi hancı?
Yoksa bırakmalımıyım peşimi
Kendimin bile..

Git sen de hancı
Belki yalnız güzelim ben..
Yoksa gider miydi herkes
Acı yakışıyor belki bana..
Acır mı hep içim öyle olmasa

Unut, git, başka birini sev sen de hancı
Merak etme eriyor olacağım ben hala
Değişmeyecek bir şey..
Ben değişmediğim için değişiyor her şey belki
Değişmelimiyim?
Neyse hancı, cümlelerimin içi boş artık
Susmak zamanı sanki..
Ya da gitmek..
Ya da belki susup gitmek..

Kendine iyi bak hancı
Burda herkes yalancı..
Yüreğine yüreğine basıyorlar adamın
Burda herkes acımasız bir ben savunmasız..

Elveda hancı..

. . .

ağacından dökülmüş cümleler topluyorum sana
sevgimi hasretimi özlemimi sunuyorum yanımda

dönüp ardına bakmadan giderken sen
arkandan sular döküyorum

her şimşekte korkuyorum
içeme gömülüyorum
seni arıyorum

sessiz çığlıklarım var gün batınca uyanan
hapsedilmiş gözyaşlarım..
geceleri uyumamam ondan

aklımın tek işisin sen
izne ihtiyacım olunca üzerini dolduruyorum

susuzluktan yanarken boğazım
yine aklıma esişin sanıyorum

isyanlarım acımın büyüklüğünden
haykırışlarım bastırılmış..

müziği son ses açarken
yüreğimin sesini kısıyorum

sana sesleniyorum her dakika içimden
sadece bir kez cevap versen…..

öyle dolusun ki içimde
yazarsam atarım belki diyorum
cümleler biterken gözlerinin içine bakıyorum
git diye..

dilim tükeniyor ölüyorum gitmiyorsun…

    (arwen)

Çocukluğum.. (şiir)

Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.Seni bir kez daha görmek isterdim…
hiç konuşmadan..
kısa pantolonlu siyah beyaz halini..
bir lokma boyunu..
diz çöküp yere sımsıkı…ama çok sıkı
sarılmak sana..
gözyaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
sana kim olduğumu söylemeden…arkama bakmadan
ağladığımı sana göstermeden
seni çok özledim
ama çok özledim
çocukluğum! !

    Ceyhun Yılmaz