Öylesine..

Boş boş konuşmak istiyorum.. Gevezelik etmek istiyorum..
Bir grup insan oturalım böyle olmayacak şeylerden bahsedelim.. Rüyalar, hayaller, kitaplar, filmler,.. herşey olur.. Ama hiç bir cümlenin sonuna inşallah maşallah eklemeden konuşalım..
Temennilerde bulunmayalım.. Dilekler dilemeyelim.. Hatta mantıklı bile konuşmayalım.. İki cümleden biri diğerine benzemesin uyumlu, alakalı olmasın..
Hiç durmadan konuşalım.. Nefes almak için bir de arada karşıdakini dinlemek için susalım.. Ama sadece öylesine bir susmak olsun bu dinlemeyelim ne diyormuş diye..
Kaygılarımızdan bahsetmeyelim.. Dünü, yarını düşünmeyelim..
Rahat rahat konuşalım ama.. Karşımızdaki söylediklerimize alınır mı şeklinde bir tedirginliğimiz olmadan.. Hoşgörüsüz olalım, saygısız olalım ama samimi olalım.. Gerekirse sövelim özür dilemeyelim.. Nefretimizi, sevgimizi neyimiz varsa saklamadan dökelim..
Biri duyarmış taşırmış düşünmeden atalım içimizde ne varsa.. Hiç bir soruya kısa cevaplar vermeyelim.. Evet, hayır, olmaz, peki, tamam demeyelim.. Her şeyi ayrıntılarıyla uzun uzun anlatalım..
Film mi konuşuyoruz dizi mi kitap mı? Biri izlemiş mi okumamış mı? Boşver bol bol spoiler verelim rahatlayalım..
Kimse umrumuzda olmasın bir gün.. Yapamaz mısın? Tamam bir saat düşünmeyelim o zaman kimseyi kendimizden başka.. Bencil olalım ama kimse damgalamasın bizi.. En doğal davranış şekli buymuş gibi yapalım..
Ya en sevdiğimiz şeyleri yiyelim bu güzel günde ya da “asla yemem” dediğimiz şeyleri.. Ya mutlu olalım sevdiğimiz yiyeceklerle ya da bu farklı güne bir fark daha atalım..
Karar vermek zorunda kalmayalım.. Atalım seçenekleri kafamızdan.. “O mu olsun bu mu” demeyelim ikisini de alalım..
Daha olmadı mı? Hala rahatlayamadık mı? Çıkalım yüksek bir yere aşağıya doğru büyük çığlıklar atalım.. Öyle büyük olsun ki çığlıklarımız kafasına düşenin kafası yarılsın..
Hala geçmediyse içimizdeki sıkıntı, dert, tasa bu defa kendimizi atalım.. Boşluğa doğru süzülelim gitsin..
Ya da yakalım.. Bulutlara karışalım..
Sondakileri yapmayalım tamam ama bir gün sadece bir gün ya da bir iki saat sinirlenmeden yaşayalım.. Karşımızdakinin söylediklerini kötü anlamlara çekmeden.. Çirkin cevaplar vermeden.. Kalbimiz kırılmadan.. Mutsuz olmadan…

Biri – bugüN

Biri bugün üzgündür belki.. Hatta onca arkadaşı olmasına rağmen bunu paylaşabileceği kimse yoktur bu defa.. Ama içinde tutamayacak kadar büyüktür belki bu onun için ve taşmaya fazlasıyla meyillidir..

Belki ihtiyacı vardır şu an konuşmaya, biraz olsun içinden atmaya.. Dinleyecek kimse olmasa bile karşısında, akan suya anlatması gerekse bile sözcüklerle çıkarmaya, kusmaya feci bir ihtiyaç duyuyordur..

Anlamıştır artık buralarda yeri olmadığını.. Uzaklaşmak iyi gelecektir ama bir iki hafta, bir kaç ay değil en az bir yıl kaçmalıdır.. İnsanlardan -en yakınlarından- nefret edecektir belki kalırsa..

Bir saniye önce aklına gelen kararı sonraki saniye uygulamak iyi gelebilir belki.. Düşünmekten yorulmuştur.. Ani kararlar vermek ister bir kez olsun.. Sonu ölüm bile olsa yola çıkmak istiyordur belki.. Bi yerden başlamak..

Bunları anlatacak kimsesi yoktur belki şu an.. Belki hiç olmaz.. Çünkü derinlerde bir istektir bu onda hep.. Ara ara çıkar su yüzüne.. Geri yerine koymak, saklamak zorlar onu her seferinde..

Eli kolu bağlıdır belki şimdi.. Ama bilir, inanır ki bir gün… Bir gün gidecek.. Gideceği \ gidebileceği gün bir gün gelecektir.. Buna inanmazsa yaşayamaz, devam edemez zaten..

İçi öyle bunalıyordur ki ters yüz olup boşaltmak ister bir an içindekileri.. Burdan; bulunduğu, yaşadığı zamandan temelli kaçmak ister.. Kaçamaz..

Bugün biri mutsuzdur belki.. Sebebi “şu” diyemez sorsan.. Ama 24 saatin içindeki bir dakikada duymak istemediği bir söz duymuştur belki.. Herkes için basit onun için acı bir söz…

Hüzünlüdür belki biraz da.. Pişmandır ya da.. Neye olduğunu bile bilemez.. Düzeltmeye çalışsa da düzeltemez.. Hataları öyle geçmiştedir ki belki o kadar geriye gidemez..

Biri şiir yazma modundadır belki bugün.. Uzun bir zaman sonra ilk kez.. Ama bilir ki şu an yazacağı hiç bir şiir mutlu olmayacaktır.. Karamsarlıkla kaplı olacaktır diğerleri gibi.. O yüzden şiir de yazmaz.. Çünkü bir kez olsun mutlu bir şiiri olsun ister bu yüzden bekler o ana kadar.. İlhamın geleceği ana..

İlginçtir belki bu kişi.. Belki farklıdır diğer insanlardan.. Bilmiyorum belki de fazla sıradan.. İyi bir şey oldu mu yazmaz o anın tadını çıkarmakla meşgul olur.. Kötü bir şey olunca da paylaşmak, atmak, yıkmak gelir içinden.. Herkese de anlatamaz.. Kelimeler şekil değiştirir diye korkar.. Saklanır bir şeylerin arkasına öyle avunur..

Savunma mekanizması güçlüdür belki.. Saldırı pek ona göre değildir.. Susar kalır bazen derdinin büyüklüğünden.. Ama anlamaz ki kimse o zaman onu.. Adı “laf bulamadı, konuşamadı” olur..

Yazınca \ anlatınca rahatlarım zanneder belki biri.. Ama tüm sayfalar dolsa da içinden eksilmez derdi.. Bunu görür bir kat daha üzülür.. Bir kez daha görür hayatın acımasız tarafını..

Biri bugün küçük emrah modundadır belki.. Kaşlar hep çatık.. Her şey onu bulur bugün.. Bütün dertler onundur.. Ya da kendi derdini en büyüğü olarak görür..

Kendisi bile kendinden bıkar bugün.. İnsanlara hak verir bir an.. Ama sonra yine buğulanır görüşü.. Kendine acımaya başlar tekrar..

“Yalnızım” die şikayet eder bu kişi.. Ama hani kalabalıktan şikayetçiydi? Dengesizdir belki biraz.. Ve belki aradığı kişi onu buna rağmen sevmelidir..

Yok yok iflah olmaz bu BİRİ.. Ne aradığını bile bilmezken nasıl mutlu olabilir ki?

Ama hala bilir ki uzaklara yapacağı uzun bir yolculuk bir çok şeyi düzeltebilir..

Mor Karbasi – La Galana İ La Mar

Bi şarkı nasıl bu kadar çok duyguyu içinde taşıyabilir.. Huzur, hüzün.. Bir an keyif başka bir an acı, dert,.. İşte bunun en güzel örneği:

Mor Karbasi – La Galana İ La Mar

Şarkının videosu sadece video75’te var ve buraya eklenmiyor o da.. O yüzden bağlantı olarak verdim..

Bayılıyorum bu şarkıya..

Hayat yine meşgul ediyor bizi bitmeyen dertleriyle..
En sakin göründüğü anda fırtınanın gelmesi uzun sürmüyor..
Öyle oyalıyor ki bizi bırak sevdiklerine vakit ayırmayı kendine bile bi dönüp bakamıyorsun..

Bazen bi resme bakmak rahatlatıyor insanı..
Unutturuyor bütün dertleri bir anlığına..
Huzuru tadıyorsun bi resim sayesinde bazen..

Hiç bilmediğin bir yere hazırlıksız, plansızca gitmek…. Ne güzel olurdu şimdi.. Hatta belki o resimdeki gemiyle..