Yeni bir ruh hali..

“Ne demek ki yeni? Sanırım eskinin unutulmuş hali..”

Hayatıma bir baktım.. İçime, kalbime baktım.. Yeni birşeyler var orda görüyorum, hissediyorum, biliyorum..
Sevgiye, sevgiliye hasret bir yürek belki bilmiyorum.. Ama böyle bağıra bağıra sevdiğimi söylemek istiyorum birine.. Benim sevdiğim gibi beni seven birine..
Aşık olayım istiyorum hayatımda ilk kez.. Mutlu bir aşk ama.. Karşılıklı olsun ki yaşayabileyim herşeyiyle, tüm coşkusuyla..
Bir duygu yoğunluğum var.. Paylaşmalıyım bunu bir başka yürekle..
Hiç bilmediğim, ummadığım bir yerden gelsin girsin hayatıma.. Söz veriyorum çok mutlu edeceğim.. Söz veriyorum her anın tadını çıkaracağım..
Hata yapmayacağım demiyorum.. İllaki yaparız ama ben oldukça az yapacağım..
Kocaman bir merhamet var yüreğimde.. Salak salak konuşuyorum: “Herkes mutlu olsun yahu” diyorum.. Neydi o “sevildim delisi” miydi neyse öyle oldum tam 🙂
Bazen elele, sarmaş dolaş gezen sevgilileri çevirip “şişt salaklar bitecek ilişkiniz de her şeyiniz de boşuna sırıtmayın öyle çok acı günler yaşayacaksınız” “kızım bu adam sana şimdi iyi davranıyor diye iyi biri olduğunu düşünme iki gün sonra soğuk bir duvar olur şaşar kalırsın” diyesim gelmiyor değil..
Ama yapmıyorum tabi yaşayıp görsünler.. Bunları kıskançlığımdan söylemiyorum.. Sadece koruma içgüdüm çok yoğun bu ara.. Herkesi koruyasım kollayasım geliyor.. Acı çekecekler diye ödüm kopuyor.. Bazılarını tanımıyorum bile görüyorum sadece yolda sokakta.. Ama korkuyorum işte.. Yaşatmasın Rabbim kimseye öyle acılar.. Yaşayana da dayanma gücü versin bolca..

Kimseye güvenemem diyorum ama bekliyorum gelecek güvenimi boşa çıkarmayacak biri.. Umudum var hala.. Sevmeyeyim diyorum ama öyle çok seviyorum ki böyle taşıyor yüreğimden dengemi kaybediyorum sevdiğimde..

Neyse dedim ya bu ara tam sevgi insanı oldum hocam ben valla 🙂
Sevelim, sarılalım, gezelim, eğlenelim ohh.. Yıllarca odundum ama oynamayı da öğreneceğim ulen inat ettim! Tanımadığımız insanların düğününe gidip ortaya geçip oynayalım sonra sevdiğimle 😀 Rezil olalım ohh
Playstation alalım bir de oynayalım gece gündüz yarışalım kapışalım 🙂 Sonra gidip eğlencesine fal baktıralım hocam birlikte geleceğimiz varmıymış bakalım.. Yoksa da ayrılmayalım inadına len.. Savaşmak istesin biri yeter ki tutarım elinden bırakmam valla söz..
Acayip bir coşkum, deliliğim var şu an.. O yüzden durulana kadar bakmıyorum kimseye.. Bu ara gelecek bişeyleri kabul etmemeliyim direniyorum.. Yaparım bir delilik sonra ömür boyu çek işin yoksa..
Ama gelsin doğru kişi alacağım hayatıma olum kaçarı yok! Asıl ondan sonra delireceğim dur sen 🙂 Sokağın ortasında bağırmadığım da kalmayacak, kalabalıkta yapmadığım rezillik de 🙂 Oppa diye çığlık atacağım arkasından ulen içimde kalmasın 🙂
Bekliyorum gelecek o günler

Bi de şöyle bir yerde olsak ohh ölürüm len mutluluktan var mı ötesi gömün beni oraya ölürken bile gülümserim hea
Ama esasında sevdiğim yanımda olunca hep gülümseyeceğim bea atlamayacağım güzellikleri.. Dibine kadar mutlu olacağım.. “Mutluluğun dibine vuracağım”.. Daha fazlasını istemeyeceğim söz.. Yanımda derken hep dibimde olması da değil kastettiğim olduğunu bileyim yeter.. Ayda bir de görüşsek gık demeyeceğim.. Sadece gördüğümde kocaman sarılacağım ve “özledim” diyeceğim..


O varsa ben hep böyle kahkaha atacağım yalnızken bile 😀 Varsın deli desinler.. Sadece varlığıyla mutlu olacağım len.. Daha ne isterim ki zaten? İnsan başka ne ister ki?

Bir yazı okumuştum onu paylaşıp bitireceğim.. Çok beğendim siz de beğenirsiniz bence okuyun bakalım:

Çok seviyorsun değil mi?
O bir şey anlatırken suratının her bir milimini incelemekten ne dediğini anlamıyorsun.
Bu yüzden hep gülümseyerek cevap veriyorsun.
Bazen aptal olduğunu düşünüyor.
Biliyorsun, umurunda olmuyor.
Hem ona söylesen anlayabilir mi ki?
“Seni izlemekten ne dediğini anlayamıyorum. Gözlerin kelimelerini örtüyor. Dudakların. Parmakların. Saçların.”
Kalabalıkta yürürken, ayrı yürümeyin diye omuzundan hafifçe tutarken neler hissettiğini.
Gece başını yastığının yerine, onun omuzuna koymak için her şeyi verebileceğini nereden bilebilir ki?
Onun kokusundan başka kokuyu istemediğini, burnunu sızlattığını.
Yanına giderken binlerce kıyafet değiştirdiğini, en sonunda eline geçen ilk şeyi giydiğini.
“Nasıl gidiyor?” diye sorduklarında “Kötü gidiyor. Bilmiyor, hiçbir şeyi bilmiyor. Anlamıyor. Hissetmiyor. Öldüğümü göremiyor” demek yerine “İyi gidiyor” deyip geçiştirdiğini ve bunu derken içinde ne fırtınalar koptuğunu.
Bazen yataktan kalkıp, bir bardak su niyetine onun fotoğraflarına baktığını. Susuzluğunu giderdiğini.
En mutlu anlarında yanında olmadığı için eksik hissettiğini.
“Hoşça kal” dediği zaman korktuğunu, daha sonra “Aslında hiç gelmedi ki” deyip korkunu yatıştırdığını.
Kalbini istese, kalbini kanlı kanlı ellerine vereceğini. Canınla birlikte.
Özlediğini.
Köpekler gibi özlediğini.
Bağıracak kadar, kalbini ağrıtacak kadar özlediğini.
Nereden bilebilir ki?

Köpekler özler mi hocam? Eğer doğruysa yazık len onlara.. Özlemek kötü..

Reklamlar

Deniz misin Liman mı?

Adam sordu: Deniz misin liman mı?
Kadın kısa bir müddet düşünüp cevap verdi: Denizim..

Neden? dedi adam..
Çünkü dengesizim, dedi kadın..

Ne alaka diye düşündü adam..
Kadın anlatmaya başladı:
Ne zaman dalgalanacağım belli olmaz benim.. Bir an sinirliyim başka bir an neşeli.. Şen şakrak hallerimden bir saniye sonra soğuk benle karşılaşman imkansız değil.. Mutlu gibiyim genelde.. Ama hayır sandığından çok daha kısa bir mutluluk geçmişim var..
Her dalgada başka bir yere savrulurum.. Bu yetmezmiş gibi yakınımdakileri de savururum.. Ondan belki yalnızlığım.. Sevenim çok ama yakından sevmeye korkar herkes.. İçime girmek istemezler boğulmak korkusuyla..
Neden denizim? Onun kadar derin olduğum için mi? İçimde binlerce nefes yaşattığım için mi? Boşver öyle işte..

Sen söyle deniz misin liman mı? dedi kadın..
Ben limanım, dedi adam..
Her dalgalandığında bana çarp diye.. Korkan sevgilinin sarılışı gibi.. Her gittiğinde dönebileceğin bir yer olduğunu bil diye.. Sen denizsin ya, Sen denizsen ben limanınım.. Hep gel..

İnandı adama, kadın..
Sandı ki var bir bekleyeni hep.. Korkmaz oldu yalnızlıktan.. Güven duydu ilk kez..

Sonra yoruldu adam.. Yıprandı duyguları.. Değişti.. Azaldı sevgisi.. Gitti adam..

Yalnız kaldı kadın.. Dalgalarını savurdu boşluğa.. Çarpmadı ya sular limana dinmedi öfkesi de.. Yalnız kaldı kadın.. Güvenmişti.. Yanıldı…