Rüyalarımdaki O Adam..

Geleceği hayal ediyordum.. Bir kaç yıl sonra nerede, nasıl olacağımı…

Bir adam görmüştüm rüyamda bir hafta kadar önce.. Onu anımsadım.. Onunla evliydim.. Bir bebeğimiz vardı.. Hani deriz ya “rüya gibiydi”  öyle güzeldi..

Adamın yüzünü hiç hatırlamıyorum.. Uyandığımda da hatırlamıyordum.. Ama sevgisini, şefkatini şimdi düşününce bile hissediyorum sanki..

Üzerime nasıl titrediğini… O korumacı tavırlarını… O rüyanın içinde yaşamak istemiştim..

Uyandığımda oksijen boğazımı yaktı sanki..

Düşünüyordum işte şimdi.. Nasıl bir hâlde olacağım bundan bir iki yıl sonra.. İçim acıdı farkettiğimde; bu hâlde olmak istemiyorum..

Şükretmek başka.. Nasip edilen her şeye şükürler olsun.. Fakat bir şeylerin varlığı mutluluk için yeterli değildir belki.. Bir şeylerin yokluğu da keza mutsuzluk sebebi değildir her zaman..

Bir kaç yıl sonra, hatta umarım bir yıl sonra dilediğim hayatta olmayı hayal ediyorum..

Ya da gördüğüm o rüyada…
Reklamlar

Aşka Dair – Aşktan Sözler

aşk gerçekte var olan bir şey değildir.. ya hayaldir ya rüyadır ama kesinlikle gerçek değildir.. o yüzden bazıları inanır bazıları inanmaz.. inanmayanları yadırgamak yargılamak kimseye düşmez..
hiç farkettiniz mi bilmem herkes hep eski aşklardan bahseder.. çünkü aşk (eğer varsa) hep geçmiştedir.. aşk olduğundan değil o da pişmanlıklarımızı aşk die adlandırdığımızdan sadece..
hep karşılıksızdır bi de.. çünkü aşk yalnız yaşanılan bir duygudur.. karşılıklı olursa aşk olmaz beraberlik olur..
biri seni rezil eder, süründürür, köpek gibi davranır.. içimizdeki acı çekmeye bayılan mazoşist yanımız koşar durur onun peşinden..
aşk tarifi tam anlamıyla yapılabilecek birşey değildir.. çünkü değişkendir.. ruh halimize göre değişir tanımlarımız..
bunları iki dk sonra söyleyin “sen söyledin” diye.. kabul etmem ben söylemedim derim.. aşk işte böyle dengesiz bişeydir.. o yüzden hep dengesiz insanları bulur kendi gibi 😛
aşka dair en sevdiğim sözlerden biri şudur:
_İranlı bir şairin “aşka uçma kanatların yanar” sözüne karşı Mevlana’nın cevabı: “aşka uçmazsan kanat neye yarar”

Aşk varsa geçmiştedir demiştik hani.. geçmişi istemek özlemek çok doğal ama hala geçmişte yaşayan insanlarla vakit geçirmek öyle zor öyle katlanılmaz ki.. bazıları hiç çıkmıyo o dünyadan sürekli bunalım modunda böle sarhoş gibi dolaşıyolar.. hatta burda sarhoş kelimesi yerine aşık da konulabilir 🙂 (derler ya aşıkmısın arkadaş öle hehe) aşk bir sarhoşluk hali demek ki..
kendine geldikten sonra elinde kalanlar; büyük bir baş ağrısı ve yanında tam olarak hatırlanmayan bi dolu rezillik…

Aşkın en iyi tarifi tartışmasız şıpsevdi sakızlarının içinden çıkan kağıtlardadır bu arada (bakınız:ilk resim :P)

Bilenler der ki “aşkın başladığı yer mantığın bittiği yerdir”.. Hayatınızı şöyle bi düşünün: kendinde olmadığın bi süreçte ‘asla yapmam’ dediğin bi dolu şey yapmışsın, dostum dediğin insanları kısa bi süre için aşkm dediğin bi insanla değiştirmiş o da gidince bu defa yalnız kalmışsın.. bunları duyduktan sonra hala aşık olmak istermisiniz? evet istersiniz.. 😉 hem zaten istemeseniz bile gün gelir olursunuz.. Çünkü sanırım aşk bi seçim değil kaderdir..
Aşka dair herkes bişeyler söylemiştir heralde.. Bir cümle hatta “lanet olası” gibi iki kelime bile olsa 🙂 Ee siz söylersiniz de filozoflar susar mı? Bakalım onlar hangi cümlelerle anlatmışlar aşkı:

Gerçek aşkta ne vefa vardır ne cefa….
(Mevlana)
Insan ne kadar büyük ruhlu olursa, aşkı o kadar derin bir şekilde duyar.
(Leonardo da Vinci)
“Özgürlük aşk değildir, yalnız aşkın kapısıdır.”
(Franz Xaver Von Baader)
“Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır”
(Bailey)
“Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur”
(Antoine Bret)
“Aşk kızamığa benzer, insan ne kadar geç yakalanırsa o kadar ağır geçer”
(Douglas Ferrola)
“Aşkı kitaplara soktukları iyi oldu, yoksa belki de başka yerde
yaşayamayacaktı.”
(Faulkner)
“Bir aşkı başka aşk söndürebilir. Aşkta ne yükseklik, ne alçaklık, ne de akıllılık ve akılsızlık vardır. Hafızlık, şeyhlik, müritlik yoktur. Sadece kepazelik, aşağılık ve rintlik vardır. İnsanın toprağını aşk şebnemi ile yoğurdukları için alemde yüzlerce fitne ve kargaşalık peyda olur. Aşkın yüzlerce neşteri, ruhun damarlarına sokuldu ve oradan gönül adı verilen bir damla aldı… Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı.”
(Mevlana)

Beğendiklerimden bi kaç tane paylaştım.. Sizi bilmem ama bana en güzelleri Mevlana’nın sözleriymiş gibi geldi.. Zaten onunla başlayıp onunla bitirmemden anlaşılıyordur 🙂
Çok konuştum çok anlattım ama aslında oldukça basit bir tanımı var bence aşkın..
Aşk = Delilik hali 😉
Ve eğer aşkın bir resmi varsa -durun aramayın- o da budur:

Not: Konunun büyük bir kısmı Lee‘nin blogundaki aşk bile bile tutsaklıktır başlıklı konuya yaptığım yorumlardan alınmıştır.. (böyle de reklam yaparım işte ;))