……

Bir hikaye yazacaktır kadın.. Bir karakter yaratacaktır.. Hayatta bulamadığı mutlu sonları yazacaktır.. Bilir ki yoktur mutlu biten şeyler hayatta.. Görür ki kimse mutlu değil.. Bilmiyor kimse elindekinin kıymetini..

Sokaklarda gezerken elele insanlar gördükçe kalbi acır.. Kıskanır mutluluklarını..
Ama dilemez onlar için mutsuz bir hayat.. Ne kadar yansa da içi beddua etmez..
Mutluluk ona nasip olmayacaktır bilir artık.. Yaşadıkları gözüne sokar bu gerçeği adeta..

Bir an düşünür: kitap yazsa nolur ki, yeni bir karakter yaratmak gerçek olmayacak hayaller kurmak daha çok yıpratmayacak mıdır onu? Ya bu rüyanın içine dalar gider kaybolursa? Kim tutar elinden sonra.. Kim kurtarır..

Hatırlar ki yalnız.. Kimsesi yoktur ki onun Rabbinden başka.. Dua eder iyi dilekler de bulunur.. Herkes için.. Onu bırakıp gidenler için bile.. Özellikle onlar için hatta..

Ve bir hayat notu düşer:

Kimseyi kendinden fazla sevme!..

Acı sonlara alış.. Artık ağlama.. Düşünme.. Yaşama bile..

Gidenler anılarını da götürüp gitseler keşke.. Tutamayacakları sözler vermeseler.. Bitecek olan bir sevgi için “asla bitmez” demeseler…

Reklamlar

~Special A~

Bu ara animelere fena sardım.. Her hafta bir iki tane indiriyorum diyebilirim 😉
Ama öyle keyifli ki anime izlemek -izleyenler bilir- bırakamıyorsun bir kez başladın mı.. Her animeyi izlerim falan demem ama çünkü fazlasıyla seçiciyim bu konuda.. Bir kere aşk olmazsa olmazıdır animelerin.. Ay Savaşçısı, Sevimli Hırsız gibi güçlerin olması da ayrı bir heyecan katar.. (Hala bulamadım bu animelerin bölümlerini de ya 😦 Ay Savaşçısı az çok bir yerlerde var da Sevimli Hırsız’ı bir bulabilsem dünyalar benim olcak..)
Bir çok blogta rastladığım bir animeydi: Special A ve uzun zamandır arıyordum linklerini.. Online izlemeyi sevmiyorum indirmem lazım illa o yüzden linklerini bulana kadar izlemeye kalkışmadım.. Buldum tabi.. Bu yazıya nasıl bulamadığımı, neden izleyemediğimi anlatmak için başlamadım ya 😛
Çok beğendim öncelikle bunu söyleyeyim.. Bitmesin diye gözünün içine baktım ama çabucak bitti tabi her güzel şey gibi 😦

Kısaca konusundan bahsedecek olursak;
Special A sınıfı okulun en başarılı yedi öğrencisinden oluşuyor..

Diğer öğrencilerden oldukça farklı bir programları, hayatları var.. Öyle ki ders işlediklerini falan nerdeyse hiç görmüyoruz direkt sınava giriyorlar sanki.. E fazlasıyla zeki olduklarından çok garip olmasa gerek 😛 Okulda çay saatleri yapıyorlar, güzel bir bahçede oturuyorlar, sohbet ediyorlar vs vs.. Hayalini kurduğum okul hayatı 🙂
Dizinin başrolleri Takashima Kei ve Hikari..
Kei her zaman, her şeyde birinci olmasıyla akıllarımıza kazınıyor.. (Tabi bir de karşı konulamaz karizması var) Hikari de “sonsuza dek ikinci” (bunu Kei’den her duyduğunda kafasına inen iki rakamı şeklindeki kaya canlandı şimdi gözümde :D)

İşte bu yüzden Hikari’ye göre Kei onun tek rakibi ve konu ne olursa olsun Kei’yle iddiaya girmeye değer..
Aslında başroller her ne kadar bu iki sevimli karakter olsa da dizinin geneline bakıldığında her öğrenci hakkında bir iki olay aktarılıyor.. Dizinin güzelliği de burdan geliyor sanırım.. Bütün olaylar Hikari ve Kei’nin etrafında dönmüyor Special A sınıfının bütün üyeleri ayrı bir hikayeyle karşımıza çıkıyor..

Hepsi de birbirinden sevimli zaten.. Ryu hayvanları çok seviyor.. Megumi sesini korumak için konuşmak yerine yazmayı tercih ediyor.. (sesi öyle felaket ki kimse dayanamıyor ama bir bölümde Yahiro’nun tavsiyesiyle uzaktan bir şarkı söylüyor hepimiz şaşıp kalıyoruz, orada sesi gerçekten güzeldi) Jun sessiz bir karakter olmasına rağmen “derindeki Jun” onun gizli silahı 😛 (kendisi bundan hiç hoşlanmasa da) Tadashi hareketli, geveze, deli bir şey ya onu tam olarak nasıl tarif edebilirim bilemiyorum umursamaz diyebiliriz belki.. Akira çay saatlerini çok seviyor ve her zaman lezzetli bir şeyler hazırlıyor.. Hikari’yi de çok seviyor ve herkesten kıskanıyor -özellikle Kei’den 😀
Aşk yok mu? Tabi ki var! Takashima Kei, Hikari’ye aşık.. Ama bunu anlamayan tek kişi Hikari 😛

Zaten bir animede kız zeki, havalı falan olsa dişimi kırcam hea.. Hep erkekler sahip bu özelliklere animelerde.. (Gerçek dünyadan farklı olarak :D)

    Aklımda kalan bir kaç şey daha

~Hikari yemek yapmayı hiç beceremiyor.. Bir cümlede “yarışmak, iddia” gibi kelimeler geçiyorsa karşı koyamıyor ve bununla ilgili her şeyi hemen kabul ediyor.. (Kei onun bu özelliğinden çokça faydalanıyor :))
~Kei diğer çocuklar gibi yaşamaya özeniyor.. Birinin onun için yemek yapması bile çok şey ifade ediyor.. (Sırf bu yüzden Hikari’den ona öğle yemeği hazırlamasını istemişti ve bir bomba gibi olmasına rağmen yemeye çalışmıştı :))
~Tadashi ve Akira birbirlerini seviyor ve belki de bu yüzden sürekli kavga ediyorlardı 😛
~Ryu, Megumi ve Jun’u sürekli koruyup kolluyordu.. Hatta onlara birşey olacak endişesiyle sınavlarda hep yedinci oluyordu..
~Megumi ve Jun korunmaya ihtiyaç duyan kardeşlerdi ve Ryu’yu çok seviyorlardı.. Hayvanlardan kıskanıyorlardı onu sürekli.. 🙂

Birkaç resim daha paylaşıp bitiyorum 😉



İzlemeye kesinlikle değen bir anime.. Şiddetle tavsiye ediyorum.. İzleyin beğenmezseniz hımm beraber bir kez daha izleriz 😀 Benimle bişeyler izlemek acayip keyiflidir hea 😉