Türk Sineması Favori 5 Film _ Mim

Güzel bir mim başlatmış La fea ve bana da paslamış hemen.. Blogla hiç ilgilenemediğim şu zamanda ilaç gibi geldi belki.. Hem de konu tam benlik: Türk sinemasının bizim için en güzel 5 filmi.. Hemen başlayalım geciktik zaten 😛

SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM

Türk sineması dedin mi benim aklıma 3 tane film gelir direkt zaten.. Üç filmde de Türkan Şoray ve Kadir İnanır yer alır.. Bunlardan biri de bu filmdir..

Çok sevdiğiniz bir şeyi anlatamazsınız ya işte bu yüzden zordur bana bu filmleri anlatmak.. Ne söylesem, ne yazsam bilirim ki az, bilirim ki yetmez güzelliklerini anlatmaya..

Öyle ayrıdır ki diğer filmlerden.. Bir kere içini açar size bu filmde oyuncular.. İç seslerini konuştururlar..

İlk tanışmada kamyonun altından sadece bacaklarını görünce İlyas Asya’ya önce adam der sonra nine 😀 Sonra görür ki Asya bir afet.. İstanbullu İlyas o serseri tavırlarıyla alır kamyonunu yetişir Asya’nın peşinden 😀
Neyi severse tutkulu sever İlyas.. Kamyonuna aşıktır önce.. Sonra her şey Alyazmalısı olur..

İç konuşmalar başlar hemen:
İlyas_ (Vay anam bu ne güzel kız böyle)
Asya_ (Yakışıklı çocuk buralı değil herhalde)
İlyas_ (Kekliği ürkütmemeli) 😀
Asya_ (Anam bi duyarsaa)

İ_ Alyazmalı bi dakka
A_ (Durursam bi daha kurtulamam)
İ_ Biraz süt versene bacım
A_ (Sankim bebek de meme emecek deli oğlan) 😀
İlyas kamyonuna biner gelir peşinden..

A_ (Geliyo mu ne)
İ_ Buyrun gideceğiniz yere kadar götüreyim sizi 😀 [adam İstanbullu 😀 ]
A_ (İstanbullu mu ne)
İ_ (Dağ başında özel arabalı zamparalara döndük iyi mi) Hadi atla köye bırakırım seni
A_ (Anam beni sağ komaz öldürür)… der ve kaçmaya başlar.. Tabi İlyas da peşinden 🙂
İ_ Dağ keçisiii 😀

İ_ (Binicek mi binmicek mi)
A_ (Binsem mi binmesem mi) (Hiç mi gün görmücem ben)
İ_ (Binicek binicek)
A_ (Yüreğim kaydıysa günah mı? Anam da duyarsa duysun)

Aşkı, sevgiyi sorgulatır bu film bize..

“Sevgi neydi? Sevgi insan eliydi, sevgi iyilikti, sevgi emekti.” (Asya)

Şöyle der İlyas, içinden: “Gözlerime bak sevdiğim, gözlerime bak. Seni çok özledim.”
İçinden şöyle geçirir Asya: “Hala seviyorum, unutamamışım belli ki.”

Son sahne öldürür hepimizi..

_ Asya.. der İlyas
_ Durursam bir daha kurtulamam.. der Asya

İ._ Ziyanı yok gülüşü yeter bize..
A._ Yüreğim kaydıysa günah mı?
İ._ Çamura saplansam yardıma gelir misin?
A._ Elini tuttum sıcacıktı, yüreği elimdeymiş gibi..
İ._ Elinden tutuversem benimle gelir mi?
A._ Seninim işte alıp götürsene beni
İ._ Elveda Asyam, Elveda Selvi Boylum Al Yazmalım Elveda Bitmemiş Türküm Benim..

Filmi her izlediğimde İlyas’ı seçerdim.. Seçilmeyecek gibi de değildi hani bizim artist İstanbullu 😀 Bir de aşık ya Asya seslenesim gelirdi ekranın başından “İlyas’ı seç” diye 😛 Seçimimiz genelde aşktan yana olur filmlerde zaten.. Amma velakin akıllıca olanı yaptı Asya.. Belki çok sevdi İlyas tamam ama aldatmak çok ayrı be hocam.. Yakışmadı.. Başka her şey affedilirdi belki.. Şimdi sorsan belki ben de Cemşit’i seçerdim.. Seçermiydim? Ya da sorarlar mıydı? 😀
Neyse hocam hakları var: Sevgi emekti..

Bu arada Türkan Şoray, filmin sonunda Asya’nın Cemşit’i değil İlyas’ı seçmesi gerektiğini düşünüyormuş.. Hatta bu konu film çekilirken epey tartışılmış.. Sonunda senarist Ali Özgentürk, finalin kendi yazdığı şekliyle çekilmemesi durumunda bavulunu toplayıp gideceğini söylemiş.. Yıllar sonra Türkan Şoray, bir röportajında fikrinin sonradan değiştiğini, filmi iyi ki senaryonun yazıldığı gibi çektiklerini söylemiş..

Ne güzel filmdir… Ve şu ne güzel bi müziktir…

SEVEMEDİM KARAGÖZLÜM

Bu filmi daha önce blogta uzun uzun anlatmıştım.. Herkesin izlediği filmlerden olunca spoiler falan diye umursamayıp dökmüşüm ne varsa 😛 Hadi onu da ordan okuyun: Balıkçı Güzeli..

DEVLERİN AŞKI

Yine bir Kadir İnanır-Türkan Şoray filmi..
Kısaca filmin konusu: “Büyük işadamı Süreyya Bey’in rakipleri onu öldürmek isterler fakat Tarık adında bir genç Süreyya’nın hayatını kurtarır. Borcunu ödemek için Tarık’ı yanında çalışmaya ikna eden Süreyya Bey bir süre sonra onu sağ kolu yapar. Fakat aşık olduğu kadın Tarık’ın eski ve unutamadığı sevgilisi Türkan’dır ve bir kadın yüzünden iki dost birbirine düşer.”

Bu filmi izledikten sonra uzunca bir süre dilime takılır şu şarkı:

SEV KARDEŞİM

Ben bu filmi izlerken müthiş eğlenirim.. Aile üyeleri öyle komik ki; Hala sağır, Dayı kör-şaşı, Amca barut üretme derdinde, Baba deli, Kuzenin yaşı kemale ermiş ama sünnetsiz 😀
Böyle insanların bir evin içinde toplandığını düşünsenize.. Eğlencenin dibine vurulur bea

İşte tv.de bu filmi her gördüğümde “böyle bir ailem olsa” derim gülmekten kırıldığım noktalarda.. Geçenlerde yine karşılaştım tv.de.. O sırada bizim evde de bi hareketlilik var olaylar falan.. Dedim “yuha kızım manyak mısın şu ailene bi bak çok mu farkı var bu filmden” 😀
Öyle ama cidden.. Zaten ablamın arkadaşları bizi ilk tanıdıklarında, telefon konuşmalarına falan kulak misafiri olduklarında “sizin ev çok eğlencelidir” derlermiş.. Bir sürü deli toplanmışız aynı eve mübarek..

Babanemin olaylarını anlatsam gülmekten ölürsünüz kadın tam ‘süper babanne’ 😀
Dedemin eski aşk hikayeleri var bir de.. Azıcık bahseder konuyu açar sonra tüm hikayeyi dinleriz adamdan.. Eski yakışıklılardan o kara kaş kara göz 😀
İkisini atışırken görmelisiniz bir de..
Küçük kardeş o kadar ablası olduğu halde -belki de bu yüzden- kızlardan hiç hazetmez.. Erkeklerin üstün olduğunu düşünür hep ve bunları o kadar abartı şekillerde savunurki karşısında kızları savunmaya gerek duymaz ancak gülersiniz..
Bir de soğuk nevaledir velet.. Bu filmi izlerken de babam zorla kendini öptürüyordu ufaklığa.. Babanem sessizce diyor “söyle beni de öpsün” 😀

Yine dağıttım konuyu dostlar.. Velhasıl kelam bu film de Türk sinemasının harikalarından biridir..
Alev’in patronun oğlu Ferit’in dikkatini çekmek için yaptığı o numaralar hele 😀 Aşk Tesadüfleri Sever filmine bile konu olmuştur ya “film yapalım mı?” şeklinde 😀

Filmin şarkısını filmin görüntüleriyle bulamadım malesef.. O yüzden filmin ilk partını paylaşıyorum 😛 müziği dinleyip kapatın ya da devam edip tüm filmi izleyin gitsin amaan 😀 Laf aramızda ben öyle yaptım 🙂

YALANCI YARİM

Son film için baya düşündüm çünkü çok var 5.sıraya girmeye layık olan film.. Tatlı dillim var mesela.. Bizim aile var, Mavi Boncuk var, vs vs…

Bu filmin şarkısı da çok güzel tabiki.. Emel Sayın’ın sesinden:

Baya uzun bir post oldu bu.. Umarım okurken sıkıntıdan ölmezsiniz.. Mimi birine paslamak lazım şimdi ama hiç bilmiyorum kime?
Bir kaç kişiye paslayayım ben yine onlar vakitleri olunca yazsınlar 😉 Kaktüs çiçeği, bunu sevdim ve mim konusunda mahcup olduğum chibi mimlendiniz kuzular 😉

Reklamlar

“Reenkarnasyon”

Aslında bu bir mim.. Chibi‘cik shutlamış bana.. Yerinde olmak istediğin birini veya bişeyi yaz demiş ee “emrin başım üstüne güzelim” 😛
Reenkarnasyon dedim ben de buna.. Reenkarnasyon bildiğiniz gibi ‘yeniden doğuş’ anlamına gelir ama başka bir bedende.. Birinin yerinde olmak istiyorsam kılıfına uyduralım değil mi? Baştan onun bedeninde doğalım gitsin 🙂
Konuyu okuyunca aklıma ‘benim o‘nun reklamı geldi.. O yüzden diyorum ki: “Naz Elmas olsam uçsam koşsam zıplasam…” yok cık ıı ııı onu olunca bi kıçıkırık bisküviyi bile vermiyolar adama..
Bu mim biraz ağır hea ne dersiniz? İnsana her şeyi sorgulatıyor.. Düşünüyorum şimdi neden başka birinin yerinde olmak istiyoruz ki? Sanki kim olduğumuz çok önemli değil gibi geliyor.. Bir de bende bu şanssızlık varken Cameron Diaz olsam, Lee Da Hae olsam ne fayda.. Yine herkesin bihaber olduğu ‘bir garip arwen’ olurdum pehh

Lee Da Hae (my girl'den tanırız kendisini)

Tabi ben yine de böyle bir bedende doğmak isterdim yaw 😀 Yine farkedilmezsem “göremeyen gözler utansın” der geçerdim hocam..
Bir film, dizi, kitap kahramanı falan olmak da fena olmazdı tabi ama onlar çok yazıldı çizildi ben eksik kalayım.. Kitap olabilirdim ama bak içindeki kahraman olmak yerine.. Ama şöyle en değerlilerinden bir zahmet.. On kere okusan bıkmayacağın, kütüphanenin en vazgeçilmez, paha biçilmez kitaplarından biri olayım kitap olacaksam da.. Ve hatta mümkünse Gong’un gözde kitabı olayım 😀 Şöyle bin küsür sayfalık falan okuyup okuyup bitiremesin beni ahahaha
Leyn bu süper bir hayal oldu bak! Hatta elinde ben varken uyuyakalsın.. Sonra sarılsın kitabına uyurken (yani bana hehe), başının altına koysun yastık niyetine oh ohh maşallah maşallah 😀 Aman kızdaki hayal gücüne bak sapık falan demeyin valla hepimiz uyuyakalırız elimizde kitapla doğal bişey bu hıh

yastığın olayım ^^

Bi mim cevaplıcam ya şu hale bak oyuncak ettim elimde rezillik.. En iyisi bunu adam gibi cevaplayacak, hakkını verecek birine gönderelim.. Hıımm kim olsun kim olsun? Heh öncelikle sonkanka‘ya gitsin bu mim.. Tabi o cevaplayana kadar ben gönderdiğimi bile unutacağımdan bir tek ona yollamayacağım.. Sermin ve bunusevdim sizler de bu mimden nasibinizi aldınız dostlar..

hayalden gerçeğe..

Sevgili Astrea bana bir mim göndermiş.. 5 hayalimden bahsetmem istenmiş.. Bu da benim ilk mimimmiş.. (ne çok ‘m’ oldu mmmmm :)) Başlayalım.. Fighting!

Önem sırasına göre yazmadım.. Gerçekleşme sırası çok da önemli değil yeter ki gerçekleşsin.. (Amin :P)

  • Kendime ait bir evim olsun istiyorum..
  • Himono-onna gibi yaşayayım içinde.. Önünde bir arabam da olsun böyle en sevdiğimden.. Bir kütüphanem olsun şöyle kocaman.. Bir sinema odam olsun.. İçinde orjinal filmlerden oluşan kocaman bir dolap, siyah perdeler, duvara yansıtayım böyle “evde sinema keyfi” olsun tam.. Mutfağım abur cubur dolu olsun tabi kesin.. Bi sakin oturamam çünkü hiç.. İlla kalkıcam dolancam bişeyler atıştırcam dolabı açıp su şişemi kafama dikicem (suyum buzlu olmalı ama) çay demlicem ee tek gitmez yanına illa bişey isticem falan filan.. Müziği açarım bazen sonuna kadar, bağırarak eşlik ederim her sinirli, huzursuz günümde ohh.. Kitap okurken uyuyakalıp lambayı açık unuttum diye azar yemem.. Muhtemelen yatağım en az uyuduğum yer olur (bu çok değişmiş olmaz tabi o zaman şu anda da öyle)..

    eskişehir - trabzon (en çok görmek istediklerim)

  • Türkiye’yi batısından doğusuna kadar gezmek istiyorum..
  • Görmediğim hiç bir şehir kalmasın.. O şehirlerde görmeye değecek hiç bir ayrıntı atlanmasın.. O kadar çok gezeyim, içime öyle işlesin ki gördüklerim coğrafya dersini okuyarak değil gezerek öğreneyim 😉 Binmediğim taşıt, araç kalmasın.. Gideyim bir dağa tırmanayım, bir gölde yüzeyim, kayığa bineyim, sörf yapayım, paraşütle atlayayım,..

  • Profesyonel fotoğraf makinesi almalıyım..
  • Bunu kesin yapmalıyım.. Zaten para biriktiriyorum alacağım yakında.. Gördüğüm her kareyi kaydetmeliyim.. Her ayrıntıyı hafızaya almalıyım.. İlk sırada bahsettiğim evimin duvarlarını üstte bahsettiğim ve aşağıda bahsedeceğim gezilerin fotoğraflarıyla doldurayım.. Bazılarını büyük bir tablo halinde salonuma kondurayım.. Kendi fotoğraflarımı da çekeyim tabi sonra en beğendiğimi böyle kocaman yaptırayım siyah-beyaz olsun yatak odamın duvarını süsleyeyim onunla (hayranım ya kendime olmazsa olmaz bu :P)..

  • Yurt dışı seyahati \ Kore’yi görmeliyim öncelikle..
  • Göreceğim de sanırım yakın bir zamanda.. Aslında ilk yurt dışı seyahatim İngiltere falan da olabilirdi.. Ama böyle olmasından da şikayetçi değilim tabi.. Öyle her şeyi planlamak istemiyorum.. Biraz istiyorum aslında eksik bir şey kalmasın diye yazayım sayfalarca yapılacaklar listesi şeklinde ama o zaman yeterince heyecanlı olmaz gibi geliyor.. Her şeyi yapayım tamam onda bir değişiklik yok ama bir sırası olmasın sürpriz olsun o gün belli olsun.. Ertesi gün yapacağım şeyin heyecanı bugünün etkinliğine gölge düşürmesin.. Yarın ne olacağını bilmeden bugünün keyfini çıkarayım doya doya.. Ve tekrar evime döndüğümde “yapmadığım bir şey kaldı mı?” diye sorarsam kendime cevap bulamayayım.. Muhtemelen fotoğraf makinesini Kore’den alacağım.. Saniyede yüz fotoğraf çekeceğim (!) o zaman.. Bir böceği bile unutmayacağım yıllar sonra.. Çünkü o bir Kore böceği olacak ve ben onu çoktan bir karenin içine hapsetmiş olacağım.. Yok yok olmazsa olmaz bunlar.. Anlatırken bile heyecandan güm güm atan kalp atışlarımı duyabiliyorum.. 😛

    müzik-kitap-film aynı cafede 😉

  • Cafe sahibi olmak
  • Bu istek baya ilerisi için aslında.. Belki emekli olduğumda bile olabilir ama o kadar gecikmek istemiyorum.. Heyecanım geçmeden gerçekleşmeli ki keyif alabileyim.. Yoksa insanlarla uğraşmak çekilecek dert değil biliyorum.. Bu öylesine bir cafe olmayacak tabi ki.. Üç katlı düşünüyorum şimdilik.. Müzik, film ve kitap üçlüsü için birer kattan oluşacak.. Kafamda neredeyse her şey ayrıntılı olarak belirli sayılır.. Ama sermaye olmadan (ve tabi çevre) bir anlamı yok şimdilik planların..

    O kadar çok hayalim, yapmak istediğim şey var ki aralarından seçmek çok zor oldu.. Biraz ordan biraz burdan toparladım beş tane yazdım ama bununla bitmez tabi ki hayaller.. Zaten her yeni gün yeni bir tane bulmuyormuyuz? Dilerim hiçbirimizin istekleri hayal kırıklığı olarak yansımaz geleceğimize.. Hepsinin gerçek olmasını bekleyemesek de dilerim bizi mutlu etmeye yetecek kadarı gerçekleşir hayallerimizin.. Astrea‘ya teşekkür ediyorum bana hayallerimi gözden geçirme fırsatı verdiği için 🙂

    Sanırım sırada bu güzel mimi birilerine postalamak var 😛 kore delisi ve ninsan sizi seçtim.. (Kore delisi tatilde ama olsun dönünce yanıtlar artık ;))