Daisy(Papatya)…

Yeni izledim taze taze yorumluyum dedim..

Hye-Young ki filmimizin bayan başrol oyuncusu olur kendileri;   Amsterdam’da yaşayan hoş bi kız.. Resim yaparak geçimini sağlıyor ama tabii bu severek yaptığı bir iş..

Park Yi, “bu film nasıl izlenir tabi ki yakışıklı, iyi bi oyuncuyla” şeklinde bi düşünceyle filmde yer aldığına inandığım gayet hoş bir adam.. (aksini iddia etmeyin boşuna buna inanmak istiyorum :-P)  malesef bi kiralık katil.. (Ben geçim derdi dedim takılmadım valla siz de öle yapın isterseniz güzel oluyo hehehe)

Bir de Jeong Woo adında bir polis memuru var ama ondan hiç bahsetmek istemiyorum nedense.. Resmini de eklemicem gözleriniz zarar görmesin diye (bu iyiliğimi unutmayın hea)

Nese gelelim çifte kumrulara.. Park Yi, bir papatya tarlasında resim yaparken gördüğü Hye-Young’a aşık olur.. Hatta kız her gün papatyaların resmini çizmek için bir ağacın üzerinden geçmek zorundadır ve bi gün suya düşer.. Bunu gören bay karizma kızın bu haline dayanamaz ve bi gün içinde oraya bi köprü yapar..Hye Young bunu görünce çok sevinir, bu esrarengiz kahraman için o gün çizdiği tabloyu köprüye bırakır.. Sonra her gün kızın kapısına bir saksı papatya bırakılır bu yakışıklı tarafından ama tabi kendini göstermez.. Onun resim çizdiği meydanın karşısından bir daire kiralar ve sürekli onu izler.. Konuşmaya cesaret edemediğinden uzaktan kahvesine eşlik eder, gün sonunda el sallar ve tanışacağı günü beklerken ressamlar hakkında bolca bilgi edinir ki rahatça konuşabilecekleri bir konu olsun aralarında.. Bir gün saat 4.15’te bir adam gelir meydana elinde papatyalarla.. Ondan resmini çizmesini ister.. Kızımız doğal olarak bu kişinin o papatyaları gönderen kişi olduğunu düşünür ve böylece ona aşık olur..

Eee devamını da izleyin görün canım zaten gaza gelip anlatmışım her bişeyi izlemeye değer bişeyler kalsın bari 😛  Du biraz foto ekliym:

Ben beğendim hoş bi filmdi.. Özellikle şarkısına bayıldım.. Sonlara yakın şarkının eşlik ettiği sahneye öldüm.. (tabi ki orda ne olduğunu söylemicem merak edin ki izleyin :-P) Park Yi’nin aşkına mest oldum.. Öyle fedakardı ki.. Kızın bahtsızlığına üzüldüm.. Ağlatmadı ama süründürdü diyebilirim bu film için.. Yine de tavsiyedir izleyin.. Öpüldünüz.. Bana da artık ii uykular.. 😉