More Than Blue – Hüzünden Öte

Aşkın filmi.. Aşk saf olduğunda, içinde cinsellik barındırmadığında, acıyla yoğrulduğunda, yüreğini -aklını ona doğru yönelttiğin her an- dağladığında gerçek olduğuna inandırır beni.. O zaman aşk olur..

K ve Cream’in hikayesi.. İkisi de yetimdir kısa bir tanışmanın ardından aynı evde yaşamaya karar verirler.. Birbirlerine kimsenin bilmediği yeni isimler verirler.. Kız dondurma kadar soğuk ama dondurma kadar da tatlıdır o yüzden adam onun adını (ice)cream koymuştur.. Adamsa artık A,B,C,D,E,F,G,H,I,J,K.. değil sadece K’dir…
K, Cream’a aşıktır.. Ama söyleyemez çünkü her an harekete geçebilecek kanserli hücreleri vardır.. Ölmeden önce tek isteği Cream’in mükemmel bir adam bulup evlenmesidir..
Bir gün bu isteği gerçekleşir.. Cream mükemmel bir adam bulur.. Ortadaki bir kaç sorun da K tarafından halledilir.. Cream mutlu olmalıdır.. Cream yalnız kalamaz, yalnız kalırsa yaşayamaz..

Cream’in aşık olduğunu söylediği adamın herşeyini araştırır K.. Sağlığı, maddi durumu, sigortası,.. Bu adam mükemmeldir.. Tek bir sorun vardır: nişanlısı.. Nişanlısını ayrılmaya razı eder.. Bir şartı vardır ama Cream için her şeyi yapar.. Fotoğraflarını çekmesine izin vermesini ister kadın.. Çünkü K artık ölümü kesinleşmiş biridir ve dolayısıyla ilginçtir, özeldir..

“Nişanlından ayrılmana ihtiyacım var
Sevdiğim kız ona aşık oldu..”

_Aşk nedir? diye sorar kadın..
_Aşk dişlerini fırçalamak gibidir, der adam..
_Ama bunu tek başına yaparsın
_Birine göstermek için mi dişlerini fırçalarsın(?)

Aşkla ilgili her şey dişlere bağlanmıştı..
“Aşk, diş fırçalamak gibidir”
“Evlilik, bir diş fırçası kabıdır”
Kap sadece bir tanedir, ama diş fırçası çok fazladır..
Beraber birlikte olmak, bir kaptaki diş fırçaları gibi..

Ve mükemmel adam diş doktoruydu…

bu hallerini sevmiştim en yakın zamanda deneyeceğim^^

Cream mükemmel erkekle ilişki kurmak için farklı yollar seçer.. Önce aynı bardaktan kahve içer ve öpüşmüş olmuyormuyuz bu durumda der.. Sonra adamın muayenehanesine gider “sırada ne var.. ilk gün öpüştük ikinci gün içimi gördün üçüncü gün ne yapmalıyız?” adam ve hemşire birbirine bakar anlamsızca.. Sonra bişeyler içmeye giderler bi şekilde ilerler ilişkileri..

Bir dileğin var mı diye sorar Cream K’ye..
K: Kaşığını kaldır, bütün yemeğini ye der..
Cream: Sonra?
K: Harika biriyle tanış ve evlen
Cream: Seninle evlenemezmiyim?
K: Ben harika biri değilim

Harika değil misin!? Senin yarın kadar olan bi adama kendini adayacak yüzlerce kız tanıyorum..
Kanserli hücrelerin varmış ee ne olmuş beraber yaşayamazsak beraber ölürüz böyle değilmidir?


“Eğer olabilseydi ne olarak doğmak isterdin?”
_Eğer yeniden doğarsam… Yüzük.. gözlük.. yatak.. günlük..
_Bu tür şeyler olarak mı doğmak istiyorsun bunun neresi eğlenceli?
_Beni satın alabilirsin böylece yanında daima mutlu olurum..

Sen ağlarken içimin eridiğini hissettim.. Bu kadar az zamanın kalmışken mutlu olman gerekmez miydi? Gülmen gerekmez miydi?

_Açsan yemek yersin, kalbin kırıldıysa ağlarsın.. Eğer mutluysan gülersin, senin gibi kendini tutmazsın.. Gerçekten bu şekilde mi ölmek istiyorsun?
_Hayır! Mutlu bir hayat yaşamak istiyorum.. Yarın onunla evlenen kişi olmak istiyorum.. Fakat bu sadece bir rüya.. Hüzünlü bir rüya.. Hayal kurmayı bıraktım..

Hanginiz mutlusunuz şimdi? Sevdiği kadını hasta olduğu için başkasına kendi elleriyle veren K sen mi? Sevdiği adamın son isteğini yerine getirmek uğruna sessiz kalan Cream mutlu olamazsın değil mi? İki kişinin aşkını gördüğü halde ses çıkarmayıp yine de bu kadınla evlenen doktor biliyorum sen de mutlu değilsin..

Başlarda Cream’dan hiç hoşlanmamıştım.. Ne zaman o saat tersine döndü ona karşı hislerim, düşüncelerim de aynı şekilde tersine döndü..

“ABC vitaminlerinin gerçekte ne olduğunu öğrendiğimde tüm dünyam zifiri karanlık olduğunda ben K’den önce öldüm..”

“Kendimle bir anlaşma yaptım.. Eğer arkasını dönerse ona her şeyi anlatacaktım.. Ona sarılacak ve herşeye son verecektim.. Ama K, arkasına bile bakmadı..”

“Onu sevdiğimi söylemek istiyorum.. Ama biliyorum ki söyleyemeden önce gözyaşlarım dökülecek.. Bu yüzden sessiz kaldım..”

“Chul-kyu.. Sana geliyorum.. Endişelenme.. Sana güveniyorum.. Sen her zaman benim pusulamdın….”

saat olayı çok orijinaldi bayıldım

  • “Eğer zaman dursaydı, sen ölmezdin”
    • Filmin muhteşem müziği.. Türkçe altyazısı ve filmden kesitler eşliğinde..

    Bir de şunu buldum.. Filmde yok bu görüntüler… Adı da more than blue BONUS diye geçiyor zaten..

    Reklamlar

    İsyan vs..

    Bu nasıl bir yaz? Nasıl bir tatil?
    Sadece sıcağın/güneşin başımıza geçmesinden anlıyoruz yoksa öyle deniz, kum, güneş üçlüsü ve onun keyfi yok bizde.. Tatilsiz geçirdiğim yazlardan biri yine..
    Acayip sıkıldım, daraldım ya.. Canım bişey yazmak da istemiyor.. Elimi kaldıramıyorum hea.. Sürekli halsiz, bitkin bir haldeyim.. Sürekli sıkıntıdan patlamakla meşgulüm..
    Ne sıkıcı bir yazı oldu bu da.. Silesim var.. Ama başka bişey yazasım da yok.. Offf!!!
    İç açıcı bir resim paylaşıyım bari:

    Şu bank bile yeterdi leyn biraz oturup soluklanmak, huzur bulmak için..
    Sürekli bişeyler izliyorum ama nerden başlasam, hangi birini anlatsam hiç bilmiyorum..
    How i met your mother’a bakıyorum arada..
    Anime indirip izliyorum sıkça..
    Uzun zamandır ilk defa tv dizisi edindim kendime bir de.. Küçük Sırlar ve Çakıl Taşları.. Ama o kadar soyutlamışım ki kendimi televizyondan hangi günler başladıklarını bile tam bilmiyorum desem yeri.. Başını hep kaçırıyorum sonra hayde part part doldur izle..
    Merlin’e devam ediyorum yavaştan yavaştan.. Yeni sezon yetişsin bana diye 😛
    Sınavlar var onlara çalışmaya başlıcam bir ara.. Kimbilir hangi ara :S
    Kitaplarım var sırada okunmayı bekleyen.. Onları bitircem daha..
    Böyle yazınca daha çok farkettim.. Ben ne yapıyorum acaba da bunca şey birikmiş bekliyor ya!?

    Bu arada bu 41. yazımmış.. Pek buna uygun bir yazı olmadı ya neyse.. Bu niyetle başlamadım sonuçta yazmaya, sonra farkettim 😛
    41 kere maşallah deyip geçiyorum 😉