Bu sese Bu cüsse (!)

Eğer biriyle ilk tanışmanız telefon yoluyla falan olmuşsa sesine göre fiziksel özelliklerini kafanızda canlandırmaya çalışırsınız.. Hepimiz yaparız bunu doğal bişeydir.. Kitap okurken bile kafamızdan çizeriz hemen roman karakterlerini..
Konuştuğunuz kişinin sesi bazen çok etkileyici ve kibar olabilir.. Bu durumda kafanızdaki hali de buna uygun olacaktır.. Uzun boylu, boyuna uygun bir kilosu olan, yakışıklı, kibar, vs. vs…
Aman diyim sakın böyle bir tuzağa düşmeyin dostlar! Çünkü benim gördüğüm, bildiğim bişey varsa o da insanların sesleri genelde fiziksel özelliklerinin tersi şeklinde olur.. Yani yakışıklı birinin şiir okuduğunda sizi mest edecek bir sese sahip olmasını falan beklerseniz acayip hayal kırıklığına uğrarsınız.. Hea hiç yok demiyorum öyle insanlar ama genelde böyledir yani..
Neden bu konudan bahsediyor diyorsunuz değil mi? Nerden çıktı, ne alaka falan.. Şurdan çıktı:

Ben bu klibi izleyene kadar Toygar Işıklı’yı dünya gözüyle görmemiş sadece -bilmem kaç sezondur bitmek bilmeyen dizi- Yaprak Dökümü’nde şarkılarını = sesini duymuş idim..
Gözümde nasıl canlandırdım bilmem ama böyle olmadığı kesin.. Adamı ilk gördüğümde kalakaldım öyle.. İşi gücü yok buna şaşırıyor diyor olabilirsiniz.. Ama napıyım kardeşim baksana adama yaw smackdown mıdır nedir oradaki adamlara benziyor resmen bea!
Allah bir kişiye herşeyi vermiyor işte böyle paylaştırıyor buna da ses vermiş, müzik yeteneği vermiş bu sana yeter demiş..
Neyse konuyu bir sonuca bağlamak gerekirse: benim şahsi kanaatim Toygar Işıklı severler onun o güzelim şarkılarını yalnız mp3lerinde falan dinlesinler.. O da fazla klip çekip insanları korkutmasın yahu az sarışın olsa Ölüm Çıkmazı’ndaki o çam yarmasına benzeyecek resmen bakınız:

benzemiyor mu diyorsun? bence benziyor hıh

Ama şarkı güzel onu dinleyin 😉
Kadife gibi bir sesi var halbuki ilginç.. Kadife deyince aklıma bi şarkı daha geldi:

    Kadifeden kesesi kahveden gelir sesi
    Oturmus kumar oynar
    Ah cigerimin, ah cigerimin kösesi
    Aman yolla Beyoglu’na yolla
    Yavrum yolla Istanbul’a yolla
    Yolla yolla yar yolla

😀 😀 😀

Reklamlar

Mor Karbasi – La Galana İ La Mar

Bi şarkı nasıl bu kadar çok duyguyu içinde taşıyabilir.. Huzur, hüzün.. Bir an keyif başka bir an acı, dert,.. İşte bunun en güzel örneği:

Mor Karbasi – La Galana İ La Mar

Şarkının videosu sadece video75’te var ve buraya eklenmiyor o da.. O yüzden bağlantı olarak verdim..

Bayılıyorum bu şarkıya..

beniM parkıM..


İnsanlar bişeyi hep diler, ister: “huzur”.. Herkesin huzuru yakalabildiği bazı yerler vardır.. Yani nerdeyse herkesin.. Mesela beni denizi izlemek, dalga seslerini dinlemek çok dinlendirir huzur verir bana bu.. Ama malesef bulunduğum şehirde deniz yok..

Bi resme bakmak huzur verir bize bazen.. Bazen bi şarkı.. Bazıları evdeki temizlik kokusunda bulur huzuru.. 🙂

İnsanların çeşitliliği yansımıştır buna da.. Herkes farklı farklı bi yerde bişeyde yaşar huzur halini.. Sakin ve yeşilliklerle çevrili bir yolda bisiklete binmek mesela..

Benim huzuru bulduğum yer bir park.. Diğer parklardan hiç bir farkı yok görünürde ama benim için çok özel nedense.. Kendimi boşlukta hissettiğim, sıkıntılı olduğum zamanlarda oraya gitmek bana çok iyi gelir.. Bi banka oturur kitap okurum, müzik dinlerim, bazen de sadece insanları izlerim.. Bi an her şeyden herkesten uzak hissederim, huzuru orda bulurum..

Dünya benden ayrı bi yerde dönüyormuş ben sadece uzaktan izliyomuşum hissi verir orası bana bazen.. Ve bazen bir simit daha tatlı gelir bütün ziyafet sofralarından orda.. 🙂

Herkesin huzurunu bulabilmesi dileklerimle.. Ve paylaşmanız umuduyla 😉