Minyatür İnsan^^

Geçenlerde iki gün evimizde bir ufaklık vardı.. Hepimiz uzun uzun olunca o olduğundan daha minik görünüyordu sanki.. Minyatür insan gibiydi 🙂
Sevimli mi sevimli bir kız çocuğu.. Halamın kızı.. Tüm sülaleye neşe getirdiler en beklenmedik anda.. Bi kuzenimin de oğlu oldu aşağı yukarı aynı zamanlarda şimdi aynı yaştalar ay farkıyla sanırım..
Çocuklar insanların yalanlarla öğütülmemiş saf hali denir ya hakikaten öyle..

cilvenaz ^^

Kız olan bir cilveli bir cilveli görmelisiniz.. Bir menfaati varsa insanın kucağına geliyor niyeti direkt belli veledin yani.. Büyüklerini taklit ediyor sıkça.. Geçenlerde eline bir kitap alıp oturmuş koltuğa vücudunu uygun rahat bir şekle sokup fısır fısır okurmuş gibi yapıyormuş.. Bir yandan da ders çalışan öğrenci modunda annesinden kendisini beslemesini istiyormuş.. Dünyayı kurtaracak sanki sıpa.. “Anne” diye sesleniyor annesi de eline bir elma dilimi uzatıyormuş bu kitaptan hiç gözünü ayırmadan onu alıp yiyor bitince yine sesleniyormuş..

kepçe ^^

Erkek olanı az sanıyorsanız aldanıyorsunuz.. Dünyanın en güzel gözlerine sahip bir kere onu belirteyim.. Ama Allah bir kusur verecek ya kulakları alabildiğine kepçe 🙂 Şapka falan giydirdiğinizde sorun yok o kadar güzel bir çocuk ki.. Ama kulaklar ortaya çıkınca başka bir şey göremiyorsunuz.. Sürekli yayında olan bir anten maşallah 😀 (pardon iki)
Bu sabah ben evden çıkarken bize geldiler yine ikisi de.. Arabadan iner inmez koştu bizim cilvenaz.. Hemen kucağıma atladı aldım bi sevdim.. Kepçemiz biraz huysuz bir de çok sıkıştırmaya gelmiyor zaten morarıyor bir hastalık anladığım kadarıyla.. O yüzden kucağıma falan almaya kalkışmıyorum durduğu yerde seviyim diyorum yine bile mızıldanıyor.. Sonra giderken el salladı ama bana çok şükür sırıtarak.. Sonra bizim kuzen hemen doldurdu çocuğu “ananı de ananı de arwen’e” diye 😀 Demedi bana pek demiyor herkese diyor da sıpa.. Abiye kuzunun taklidini yapıyor o yaşta erkek haline bile bakmadan.. Bir müzik açsan hemen oynuyor ben beceremiyorum ya nispet yapar gibi 😛 Ahaa bişey daha yapıyor ama söylesem mi bilemedim şimdi biraz ayıp kaçabilir 🙂 Amaan ya da söyleyeyim gitsin yaw çocuktur deyip dikkate almayın hocam sakın hea.. “Pipini göster arwen’e” diyor annesi o da böyle avuçluyor pantolonun üstünden iğrenç bir görüntü aslında ama velette komik, sevimli duruyor ne hikmetse 😀
Bloggerlar arasında banlanmak diye bişey varmıydı yaw? Varsa biri az önce ipe gitti sanırım 🙂
Yalnız ne çok bahsettim çocuklardan değil mi? Yan taraftaki kategoriler kısmına bir de veledler bölümü mü açsam ne yapsam 😉

çocuklar ve öldüren soruları


Çocuklar soru sormaktan büyük keyif alırlar.. Ama bunu hepiniz biliyorsunuzdur zaten değil mi?

Bazen ömrümüzü yerler tabiri caizse.. Nasıl o şeker suratlarıyla bu kadar çirkinleşebildiklerini hala anlayabilmiş değilim 🙂
Seviyorum çocukları çok.. Ama mızıldayan, her gördüğünü isteyen, uyuntu, mıymıntı, ezik çocukları hiç sevmiyorum (çocuk sevgimi sorgulamaya almak lazım belli ki) 😀
Neyse konu bu değil tabi tam olarak.. Durmadan, nefes almadan sordukları suallerden bahsedeceğiz bu başlığın altında.. (ciddileştim birden hea)
Bu konuya değinmemin sebebi iki gün üstüste sorularına maruz kaldığım bi ufaklık.. Adı Ali Macit.. 6 yaşına yeni girmiş belli ki (hala parmaklarıyla gösteriyor) Seneye anaokuluna gidecekmiş..

Veledin kirpikleri upuzundu nasıl kıskandım nasıl.. Güzel bir yüzü masum bir ifadesi vardı..

Bazı çocuklar abileri bazıları da ablaları daha çok sever.. Ben de bi abla olarak ablaları sevenleri daha çok seviyorum diğerlerini iplemiyorum hıh 😀 İşte bu yüzden Ali Macit’e ilk sorduğum soru bu oldu.. Onun verdiği cevapsa gayet düzgün bir Türkçe’yle: “ben şu an tercih yapamıcam erkekleri mi yoksa kızları mı sevdiğim konusunda” pes kardeşim yer değiştirdik bir anda resmen ya ben kucağa o koltuğa 😛 Mecazi anlamda tabi.. Artık çocuklar çocuk falan değil oğlum emin oldum iyice.. Benjamin Button’dan sonra oldu bunlar hep.. Terse döndü düzen.. Çocuklar büyük, büyükler çocuk gibi artık..
Evin nerde dedik velede sonra.. Resmen eliyle tarif etti! “Şurdan düz gidiyorsun dönüyosun biraz gidiyosun yine dönüyosun sonra sola gidiyosun sağa sapıyosun…………… ” Leyn ev de yakın değil ki bitmiyo tarif hay dilim tutulaydı da sormasaydım
Sonra geldik onun sorularına..
“Sizin hayvanlarınız var mı? bizim var
Bu ev sizin mi?
Burası neden böyle?
Senin saçların niye uzun?
Neden böyle yaptın, niye bunu giydin?”
ilk günü atlattık bi şekilde ertesi gün yine geldi veled.. Başladı sorulara yine hiç vakit kaybetmeden..
“sen evde elma yedin mi hiç?”
‘yedim’
“ben de okulda peynir yedim.. O zaman sen elma yediysen çıkma ben peynir yedim çıkcam”
(!) Şoktayım ben.. Ne diyo bu çocuk devreler yandı kesin dedim.. Sonra “elma dersem çık armut dersem çıkma mı demek istiyorsun” dedim tam bir cevap da vermiyor kafasını salladı hafifçe ne anlama geliyorsa artık.. Elma istermisin dedim sonra kafayı oynattı yine verdim oyalandı bi süre Allaha şükür.. demeye kalmadı başladık yine..
“Tavşanınız vardı o nerde?”
‘bekle de birazdan getireyim’ (işim vardı o sıra)
Oturdum tam bizimki dürttü “hani tavşanı getirecektin” el mahkum getirdim oynadı biraz.. Bi yandan oynuyo, şarkı mırıldanıyolar, tavşana araba muamelesi yapıp yerde sürüklüyo ve hala soru sormaya devam ediyor:
“nerden aldınız bunu?
ne kadar?
kaç metre bu?” (sanane bea çocuk oyna dur işte alla alla)
“bunun annesi babası yok mu?” demesiyle veledin benim kayış kopmuş belli ki verdim cevabını:
“yok piç o!”
Veled bişey anlamadı tabi şarkısını mırıldanmaya devam etti ama yanımdakiler şokta bu defa 😀
sonra tavşanımı parçaladı sıpa yerde sürüklerken.. Yeni almıştım üstelik 😦 Sonra eline başka bi oyuncak tutuşturdum.. “bu ne?” dedi öylesine “ayı hatta ayıcık” dedim sevimli bulsun diye.. Çocuk yokladı sağına soluna baktı bunun sonra: “bana kediymiş gibi geldi” dedi 😀 😀
Manyak ya çocuk.. Öldük gülmekten akıllı da sıpa 🙂
Çocuklar.. İlginç varlıklar.. Her şeyiyle anlamak mümkün değil onları.. Hayal dünyalarının genişliğine de akıl sır ermiyor zaten.. Seviyorum yine de böle akıl topağı veledleri 😉